YÜREĞİNİN SESİ - MİMİ WO SUMASEBA - WHİSPER OF THE HEART 1995

Country roooooaad take mee hoooomme...


  Hayao Miyazaki'nin değneğini dokundurduğu, kendisinden sonra Studio Ghibli'nin yöneticisi olmasını istediği (öyle sanıyoruz) Yoshifumi Kondo'nun yönettiği, yakışıklı bir animenin yazısıyla karşınızdayım.
  Blog yazmak; benim için ciddi odaklanma gerektiriyor. Hala istediğim gibi içerik hazırlayamıyor olsam da yazıyı bitirince gelen rahatlıktan ötürü sık sık yazmaya çalışıyorum.
  Konumuza geçelim:
  Neden bir şarkının nakaratını coşkuya bulandırıp girişe yazdığımı açıklayayım: Filme başlarken de sizi Country Road şarkısı karşılıyor.
  Anime kültürüm olmadığı gibi sevmem de. Belli başlı, çocukken izlediğim (bazılarını hala izliyorum) anime serilerim dışında Hayao Miyazaki reisin yapıtlarını bilirim sadece. Bugüne kadar izlediklerimin hepsi müthişti; özellikle Howl's Moving Castle... Filmin kendisi hakkında daha sonra ayrıntılı yazmak niyetindeyim.

  Yüreğinin Sesi'ne gelecek olursak:

istanbulsbookishsociety yüreğinin sesi
  Sosyal medya hesaplarımdan takip ettiğim bir Ghibli hesabında filmin bir kesitine denk gelmiştim... İzlerken gülmekten yerlere yattım... Herkese tanıdık gelecek bir durum olduğundan herhalde... Üşenmedim, aradım buldum videoyu, şuradan izleyebilirsiniz.
   Filmin basit konusu şöyle: 14 yaşındaki Shizuku orta okulu bitirmeye yakın olan bir genç kızdır. Boş zamanlarında popüler yabancı şarkıların çevirilerini yapmaktadır. Kitap okumayı da çok seven Shizuku, kütüphaneden aldığı kitapların içinde hep aynı adın yazılı olduğunu fark eder. Bu kişinin kim olduğunu merak eder ve araştırmaya başlar...

  Filmin içerisi; kitap, kedi, müzik, aşk, kendini bulma, okumak okumak ve daha çok okumakla dolu... İzlerken önemli atraksiyonlar beklemeyin, arkanıza yaslanıp sadeliğin ve filmin başından, japonca cast yazısına kadar (iki saat kadar sürüyor), dünyadan ayrılışınızın keyfini çıkarın.
  Ben çok beğendim bu filmi. İzleyen herkese tanıdık gelecek durumlarla ve çok ince işlenmiş ayrıntılarla donatılı. 90'lılar için nostalji yumağı gibi bir şey... "Japonya'da geçiyor, ne alaka?" diyebilirsiniz. Ama Japonlarla toplumsal benzerliklerimiz çoktur. İzleyince anlaşılıyor zaten.

  Değneğin dokunduğu her bir yapıtı izlemeden/izletmeden önce uyarmalıyım ki bu filmlerde gördüğünüz olaylar ve kişiler tamamen HAYAL ÜRÜNÜDÜR, gerçek DEĞİLİDİR.

  Yönetmenlik hariç bu filmin çok işine el atmış olan Hayao Miyazaki hakkında: Kendisi imdb top 250'nin en iyi animasyonunu yapmış, yine imdb'de çok sayıda oyla çok yüksek puanlı işlere imzasını atmış(bütün bu başarılara ekibini de dahil ediyoruz), fotoğraf çektirmeyi sevmeyen, şirin mi şirin bir amcamızdır.
  Yönetmen Yoshifumi Kondo, film yayımlandıktan 3 yıl kadar sonra kalp anevrizmasından (aşırı mesai yüzünden) hayatını kaybetmiştir. Bu trajediden sonra Miyazaki yarı emekliliğe ayrılmış, daha geniş aralıklarla işini yapmıştır.
  Hemen hemen bütün yapıtları güzel ve kalitelidir, Studio Ghibli'nin.
  Askerlik arkadaşım gibi bahsettiğim Miyazaki'yi siz de sever misiniz?
  Hangi filmlerini izlediniz?

  En kısa zamanda yeni bir postta görüşmek ümidiyle...
  Allah'a emanet olunuz :*





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Paulo Coelho - Genel

Jane Eyre