10 Ocak 2017 Salı

Jane Eyre

  Bu yayınım için afili bir başlık bulma gereği duymadım. Adı yeter küçük Miss Jane Eyre'in. Kitap 150 yılı aşkın süre önce yazılmış ama düşünme yetisi olan her çağdan kadına örnek olabilecek nitelikte. Çok romantik, duygulu -çok ağladığım yer oldu- ve komik. Ciddiyim okumayacaksanız bile alabilir, ortadan açıp açıp Jane ve Mr. Rochester'ın diyaloglarına gülebilirsiniz ben öyle yapıyorum. 

  Spoiler vermemeye çalışarak konuyu özetleyeyim:
  Küçük yaşta öksüz ve yetim kalan Jane, varlıklı amcasının evine yerleşir ama amcası kısa süre içerisinde vefat edeceğinden, karısından Jane'e bakmasını ister. Yengesi bildiğiniz cahil cühela aptalın teki. Başka ne söylenebilir bilmiyorum. Tabii Jane yapılan haksızlıklara susan birisi değil yeri geldiğinde kendini savunur, Allah ne verdiyse tekme tokat kuzenine dalar falan. Katı bir yatılı okula gönderilir ve buradan oldukça donanımlı bir mürebbiye olarak Thornfield (ilk seferde doğru yazdım) malikanesinde iş bulur. İşvereninin ahım şahım yakışıklı olmamasına karşın; gideri olan, zeki, güçlü, gizemli Mr. Rochester olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde...  Jane ile girdikleri diyaloglar yüksek sesle güldürmekten ağlatabilir.


Jane Eyre by İstanbul's bookish society
  2011 yapımı filmi yeni çıktığı dönemde gözüme çok güzel gözükmüştü. O zaman Gurur ve Önyargı'ya bayılırdım tabii bunlar sonradan oturdu. Film oldukça iyi. Tabii ki eksiklikleri var ama yinede güzel bir uyarlama. Mia Wasikowska (yine doğru yazmışım) yakışmış ve Michael Fassbender ile kimyaları uymuş.

  Bir süre yatılı okumuş birisi olarak söyleyebilirim ki yatılı kadar insanı ortaya çıkaran çok fazla şey yoktur. Neyseniz O'sunuzdur. Gittiğiniz yer ne kadar düzgün olursa olsun yatılıda çeşitli haksızlıklar, hayal kırıklıkları, can sıkıntısı verecek insanlar olur. Hayat daha mı kolay? Değil ama olsun yatılı zor. O yüzden yer yer tutamadım salyayı sümüğü göz yaşlarımla saldım. Aslında hissettiklerimi pek çıkartmam dışarı; beni en baba filmler, kitaplar dahi ağlatamaz ama var bu kitapta bir şeyler çünkü yatılıdan arkadaşlarımda açmışlar muslukları.

  Can Yayınlarının fiyatı diğer yayınlara göre biraz tuzlu olabilir ama oldukça kalitelidir gerek çeviri gerekse basım kalitesi olarak.

  Hem katacağı şeylerden hemde okurken alınan zevklerden ötürü okuyun, okutturun efenim. İlk emir zaten "OKU". Doğru okumayla kazanılır tevazu. Ne demiş Einstein amca "Bilgi arttıkça ego azalır, ego fazlaysa bilgi azdır" diye... Bilgiden kasıt farklı bir şey anladın sen onu.

  Rabbim işinizi rast getirsin  🆓🖖🏻

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder